|
Göğüs
Estetiği
MEME BÜYÜLTME
Meme büyütme (augmentation mammoplasty) memenin
hacmini büyütmeye yönelik bir cerrahi girişimdir.
Gelişimsel nedenlerle, kilo vermek veya doğum
sonrası değişikliklerle göğüslerinin küçüklüğünden
şikayetçi olan, her iki meme büyüklüğünde eşitsizlik
olan kişilere meme büyütme operasyonu yapılabilir.
Bu operasyon için uygun bir hasta olup olmadığınız,
yapılan görüşme, ayrıntılı fizik muayene ve
analizler sonucunda belirlenir. Meme büyütme basit
olarak meme altına konan silikon implantlarla
(protez) yapılmaktadır. Bugün sık kullanılan
implantlar silikon bir zarf (kılıf) içinde silikon
jel veya serum dolu olanlardır. İmplantlar farklı
hacmlarde, düz yüzeyli veya pürüzlü yüzeyli
(textured), şekil olarak yuvarlak veya anatomik
(damla) şekilli olabilmektedir. Silikon implantların
bugüne dek herhangi bir kanserojen, immünolojik veya
romatizmal hastalığa yol açtığı saptanmamıştır.
Günümüzde güvenle kullanılmaktadır. Amerika, Avrupa
Birliği ülkeleri ve Japonya’da üretimleri
sürmektedir. Türkiye’de bu ülkelerden ithal
implantlar kullanılmaktadır.
Meme implantları meme dokusu altına veya meme
altındaki kas altına (pektoral
kas)yerleştirilebilmektedir. Meme dokusunu bozmadığı
için süt vermeye zararı olmaz. Meme implantlarında
en sık rastlanan problem çevresinde oluşan kapsül
dokusudur. İmplant bir yabancı cisim olduğu için
çevresinde bağ dokusundan bir zar (kapsül) oluşması
doğaldır. Bu kapsül genellikle bir problem
oluşturmaz. Ancak nadiren kalınlaşıp sertlik
yapabilir. O zaman müdahele ile alınması veya
kesilmesi gerekebilir. Günümüzde kullanılan pürüzlü
yüzeyli (textured) implantlar ve operasyon sonrası
önerilen masajlar sayesinde kapsül oluşumu minimale
indirilmiştir.
Silikon implantlar memenin radyolojik tetkikine
(mamografi) engel olmaz. Kadınlar rutin meme
kontrollerine devam edip, implantları ile mamografi
çektirebilirler.
Meme büyütme operasyonu çoğunlukla genel anestezi
altında yapılmaktadır. Lokal anestezi ile yapılması
da olasıdır. Kanamayı azaltmak için operasyon
esnasında özel bir solüsyon (serum-adrenalin)
memelere enjekte edilmekte ve kan kaybı çok az
olmaktadır.
Operasyonda implantlar genellikle meme altı
çizgisinde yapılan 4 cm. lik bir insizyonla
girilerek yerleştirilmektedir. Bu operasyon izi
ancak meme kaldırıldığında görülebilir. İmplant
bazen isteğe bağlı olarak meme başı (areola) veya
aksilladan da (koltuk altı) yerleştirilebilir.
Hasta operasyonun ertesi günü hastaneden taburcu
olabilir ve 3- 4. gün normal işe dönülebilir.
Dikişler yaklaşık 10-12. günde alınır. Operasyon
sonrası kullanılacak özel sütyen ile sorunsuz olarak
istenen aktivite yapılabilir. Aşırı spor
aktivitelerine 6-8 haftada izin verilir.
Tüm cerrahi girişimlerde olduğu gibi bu ameliyatta
da riskler mevcuttur. Erken dönemde karşılaşılacak
problemler, kanama, enfeksiyon ve yarada açılma
şeklinde özetlenebilir. Geç dönemde implant
etrafında kapsül gelişebilmektedir. Bu reaksiyon
vücudun yabancı bir cisme verdiği normal bir
cevaptır. Son dönemlerde kullanılan protezin tipine
göre kapsül reaksiyon oranı % 5 lere kadar
düşmüştür.
MEME KÜÇÜLTME
Memelerin kişinin gelişimi sırasında veya
sonradan büyümesi (şişmanlık veya hamilelik) sadece
estetik değil birtakım medikal problemlere de yol
açmaktadır. Meme ağırlığına bağlı olarak vücudun öne
doğru eğilmesi, sırt ve omurga ağrıları, kemik
deformasyonları, meme altında gelişen pişik, mantar
veya yaralar, boya ve kiloya uygun giysi bulamama
gibi problemler hastaları meme küçültme operasyonuna
götürmektedir.
Operasyonda memenin bez dokusu, yağ dokusu, derisi
ve meme başı alanı (istenirse) küçültülmektedir.
Böylece daha küçük, dik ve daha sıkı bir meme elde
edilmektedir. Meme küçültmede operasyon öncesi
resimler alınır, bir planlama yapılır ve buna göre
cerrahi plan meme üzerine çizilir. Operasyon tamamen
bu plana dayalı olarak yapılmaktadır. Bu planlama
sayesinde o kişiye en uygun ölçüde meme
oluşturulmaktadır. Her vücut yapısına göre bir meme
ölçüsü vardır. İri bir gövdede küçük bir meme hoş
görünmeyecektir.
Bu operasyon genel anestezi altında (hasta
uyutularak) yapılmaktadır. Operasyon meme hacmine
göre değişmekle birlikte yaklaşık 3-5 saat
sürmektedir. Hastalar hastanede 1-2 gün kalmaktadır.
Daha sonra ayaktan izlenmeye ve pansumanlara
alınmaktadır. Memede bulunan ince direnler
(içerideki kan toplanmalarını boşaltan boru)
operasyon sonrası 1. veya 2. gün alınmaktadır. Her
şey normal seyrederse yaklaşık 5-6 pansuman yeterli
olmaktadır. Operasyon sonrası günlerde özel taşıyıcı
sütyenlerle pansumanlar kolaylaştırılır, şişlikler
azaltılır. Memedeki morluklar 7-10 günde, şişlikler
yaklaşık 6-8 haftada tamamen geçer. Memeler 5-6 ay
içinde tamamen doğal bir görüntü alır. Operasyon
sonrası 5-7. günde banyo yapılabilir, 8-10. gün
denize ve havuza girilebilir.
Meme küçültmede meme hacmine ve hastanın yaşına
göre; sadece meme başı çevresindeki limitli bir
operasyon izi, meme başından dik aşağıya uzanan bir
iz (vertikal teknik) veya ters T şeklindeki bir
izşeklinde olabilir. Bu izler önce kırmızı pembe
renkte olur, zaman içinde normal deri rengine döner.
İzler ne şeklide olursa olsun meme başı altında
sütyen içinde kalmaktadır. Hastalarda sıklıkla meme
başı çevresinden, meme altı çizgisine dik uzanan ve
orada da kısa bir yatay bacağı olan iz tekniği
(vertikal-kısa T tekniği) kullanılmaktadır.
Ameliyat sonrası karşılabilecek sorunlar erken ve
geç dönem sorunları olarak ikiye ayrılabilir. Erken
dönemde kanama, enfeksiyon, yara iyileşmesinde
problemler gibi sorunlar son derece nadirdir. Geç
dönem sorunları ize veya şekle bağlı sorunları
olarak karşınıza çıkabilir. İzlerde belirginlik,
kızarıklık, kaşıntı erken dönemde bazı koyu tenli
kişilerde sıkça rastlanabilir ve ilaç tedavisini
gerektirebilir. Şekille ilgili sorunlar daha çok
büyüklük ile ilgili sorunlardır. Bu nedenle ameliyat
öncesi arzu edilen meme boyutu vucüdün diğer
özellikleri de göz önüne alınarak net bir şekilde
konuşulmalıdır. Bu operasyonu düşünen genç bir
hasta, daha sonraki zamanlarda süt vermeyi
düşünüyorsa, bunu cerraha söylemelidir.
Operasyonlarımız genellikle merkezi pedikül tekniği
denen ve meme başı-meme bezi ilişkisini bozmayan
teknikle yapılmaktadır. Bu teknik süt kanallarını
bozmayan tekniktir ve diğer sebepler dışında hasta
büyük olasılıkla süt verebilecektir.
MEME DİKLEŞTİRME
Meme dikleştirme ameliyatı memenin büyüklüğü ile
ilgili önemli bir sorun olmamasına karşın, sarkmış
olan memenin toparlanması amacıyla yapılan
ameliyatları kapsar. Memenin sarkmasına yol açan çok
çeşitli faktörler mevcuttur. Emzirme, kilo alıp
verme, yaşlanma ve yer çekimi gibi faktörler zaman
içinde kadın göğsünde bir sarkmaya yol açarlar.
Ayrıca deri elastikiyeti de kaybolmuşsa göğsün hem
şekli değişir, hem de sarkma artarak devam eder.
Meme dikleştirme ameliyatları bu problemleri
azaltmak ya da ortadan kaldırmak amacıyla yapılan
ameliyatlardır.
Meme dikleştirmede kullanılan cerrahi tekniğe bağlı
sadece meme başında, meme başında ve altında düz bir
çizgi veya meme başı ve ters T şeklinde bir iz
olabilir. Bazen meme dikleştirme operasyonları
memenin istenen şekle ve boyuta gelmesine tek başına
yetmeyebilir. Böyle durumlarda meme dikleştirme
operasyonuna, silikon protez operasyonu eklenebilir.
Operasyon genellikle genel anestezi altında yapılır.
Fakat hastanın durumuna bağlı olarak lokal anestezi
ile de yapılabilir. Operasyon 2-3,5 saat arasında
sürer. Hasta 1— 2 gün hastanede kalır. Sonra ayaktan
kontrollere gelmek üzere taburcu edilir. Operasyon
sonrası ufak tefek sızılar dışında problemsiz
seyreder. Eğer diren uygulanmışsa 24-48 saatte
çekilir. Dikişler 7-12 gün arasında alınır.
Memelerde yaklaşık 2-3 hafta hafif şişlik ve
gerginlik olur. Bazı hastalarda morarmalar olursa da
bu 7-10 gün içinde dağılır. Hastalar 2. günden
itibaren sütyen takabilir. Bu pansumanı hafifletir,
hastayı rahatlatır.
Her cerrahi girişimde olduğu gibi, meme dikleştirme
ameliyatlarında da bazı riskler ve komplikasyonlar
oluşabilir.
Etiketler:
Göğüs Estetiği,
Meme Büyültme,
Meme Küçültme,
Meme Dikleştirme,
Göğüs Silikon |
|